MEME ASKILAMA(DİKLEŞTİRME)

AKLINIZA TAKILAN BİR ŞEY Mİ VAR?


SARKIK GÖĞÜSLERE VEDA ETME ZAMANI!

Kıyafet özgürlüğünüzü geri kazanabilir ve mutluluğunuzu arttırıp, enerjinizi üst seviyelere taşıyabilirsiniz. Günümüz teknolojisiyle dik ve sıkı göğüslere sahip olmak çok kolay.

Bu tarz ihtiyaçları olan kadınlar ‘‘Meme Askılama(Dikleştirme)’’ operasyonlarını sıklıkla tercih ediyorlar. Meme dikleştirme, sarkmış memelerin tekrar dik görünüm kazanması için yapılan cerrahi bir işlemdir.


Kimlere uygulanır?

Periareolar Mastopeksi: Sadece meme başı çevresinde
Vertikal Mastopeksi : Meme başı çevresinde buradan aşağıya inen dikey bir iz
Ters T Yöntemi : Meme başı çevresinde, buradan aşağıya inen dikey iz ve meme altında yerleşmiş yatay iz kalabilir.

Estetik Meme Nedir?

İdeal memenin tanımı toplumlar ve kültürler arasında değişkenlik gösterir. Cerrah tarafından normal veya ortalama meme olarak görülebilen bir yapı hasta tarafından normal görülmeyebilir. Estetik olarak güzel bir memenin bazı kriterleri vardır. En önemli özellikler; gövdedeki duruş pozisyonu, konturu(sınırları), büyüklüğü, iki meme arasındaki simetri ve meme ucunun meme altı kıvrıma oranı gibi özelliklerdir. Bunların dışında yumuşaklık kıvamı, sınırlı hareketliliği, cilt esnekliği ve duysal hissi de önemli kriterler arasındadır.

Meme Dikleştirme ameliyatına niçin gerek duyulur?

Meme cildinde elastikliğinin kaybı sonucu meme dokusunun göğüs duvarı üzerinden daha aşağılara sarkması(pitoz) ve memenin hacimce küçülmesi temel problemlerdir. Ancak yerçekimi etkisi ile ilerleyen yıllarda bu durum az veya çok tüm kadınlarda görülür ve bu durum yaşlanma sürecinin bir sonucudur. Kabaca sarkma (pitoz) olarak adlandıracağımız bu değişiklikler başta genetik olmak üzere, gebelik / süt verme sonrası, menopoz sonrası meme hacminin azalması ve hızlı kilo kayıplarıdır.

Meme Dikleştirme Ameliyatı planlanırken gözönünde bulundurulması gereken en önemli kriter nedir?

Meme sarkıklığının(pitoz) derecesidir. Meme sarkıklığı değişen derecelerde olabilir ve bu durumlara göre ameliyat tekniği değişebilir.

Meme Dikleştirme Ameliyatında Kullanılan Teknikler Nelerdir?

Çok hafif dereceli meme sarkıklığında yalnızca meme protezi yapılarak sorun çözülebilir.

Daha ileri meme sarkmaları derecelerinde bir çok teknik kullanılabilir.

Ameliyat öncesi değerlendirmede hastanın meme dokusundaki ve meme başındaki değişiklikler değerlendirilir, ölçümler yapılır ve ameliyat sonrası planlanan görünüm hasta ile tartışılır. Daha önceden gebelik / süt verme döneminde ve kilo alma hikâyesi varsa bu dönemde memelerde oluşan değişiklikler, memelerde herhangi bir hastalık veya kitle olup olmadığı, biyopsi yapıldı ise sonuçları, ailede meme kanseri olup olmadığı gibi konular sorgulanır.

Ameliyat Tekniği?

Meme dikleştirme operasyonu protez kullanılarak veya kullanmadan yapılır. Protez kullanılmadan yapılan operasyonlar yaklaşık 2 saat sürer. Protez kullanılan vakalarda bu sure yaklaşık bir saat kadar daha uzundur. Meme dikleştirme ameliyatları farklı teknikleri içerse de, en sık kullanılanları, sarkıklığın derecesi ile belirlenmek üzere ciltten fazla olan bölgenin çıkarılması, meme dokusunun ve meme başının daha yukarı bir noktaya taşınarak desteklenmesi şaklındadır. Ciltte yapılacak kasının yeri en hafif vakalarda meme başı bölgesinin (areolanın) etrafında başlamak üzere sarkıklığın derecesi ile artacak sakilde meme altı çizgisine giden dikey bir kesi ve daha ciddi vakalarda da bu bölgeden her iki yana uzayan anahtar deliği seklinde olabilir. Aynı kesi bölgeleri gerekli vakalarda protez yerleşimi için de kullanılır. Protez kullanılmayan vakalarda ameliyat sonrası çok daha rahattır. Ameliyat sonrası ağrılı dönem, ameliyat olunan günle sınırlıdır. Ertesi günden başlayarak ağrı ve hassasiyet hızla geriler ve 2-3 gün sonra hasta yeni sutyenini kullanabilir ve duş almaya başlayabilir. Protez kullanılan vakalarda ameliyat sonrası donem yaklaşık protez vakaları gibidir. Kas altına protezin yerleştirildiği vakalarda ameliyat sonrası 4-6 gün kaslardaki gerginliğe bağlı olarak kol hareketleri ile artan ağrılar oluşabilir. Belirtilmesi gereken diğer bir konu da, özellikle açık renk ve ince tenli hastaların cilt yapısı nedeniyle kalın ve koyu renk ciltli hastalara kıyasla meme sarkmasına daha yatkın olmalarıdır. Uzun dönemdeki değerlendirmelerde bu grup hastaların ameliyatta sağlanan desteği daha erken kaybettikleri görülmüştür. Bu durum özellikle bu grup hastalarda böyle bir ameliyattan sonra dahi uzun vadede destekleyici sutyen kullanmalarını gerekli hale getirmektedir. Meme dikleştirme ameliyatı bir anlamda vücudun geri kalan kısımlarından daha hızlı yaşlanan, deforme olan bir bölgenin daha genç bir görümüme kavuşturulmasıdır. Hiçbir estetik operasyon yaşlanmayı durduramaz. Ameliyatla sağlanan etkinin sürdürülmesi kısmen genetik kısmen de dış faktörlerle ilişkilidir. Bu anlamda zayıf deri – deri altı destek dokusu olan hastaların ameliyat sonrası uzun dönemde destekleyici sutyen giyinmeleri özellikle vurgulanmalıdır.